KIYAMET GÜNÜ
Kıyamet günü1 Kıyamet günü2 Kıyamet günü3 Kıyamet günü4 Kıyamet günü5 Kıyamet günü6 BOLUM_1 - »»»-(¯`v´¯)-» DİNİMİ ÖĞRENİYORUM »»»-(¯`v´¯)-» - Blogcu - Sayfa 3



BYHAKTAN
114/15: De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Melîkine, insanların İlâhına; o sinsi aldatıcı şeytanın kötülüğünden. Öyle bir şeytan ki, insanların gönüllerine şüphe ve kuruntu verir. Cinlerden de olur, insanlardan da.

NAMAZ VAKİTLERİ
SON YAZILARIM
4.SALAVAT-I ŞERİF
KADIN VE ERKEĞİN BİRBİRİ ÜZERİNDE OLAN HAKLARI...!
ALLAH(CC)
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!
KADIR GECESİ
ESMA KARDEŞİMİZDEN...
FLASHLAR
3.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
ŞEHR-İ RAMAZAN
ORUÇ
ORUCU BOZAN ŞEYLER
ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER
ORUÇ ÇEŞİTLERİ
KUTUPLARDA ORUÇ VE NAMAZ
ORUÇ KEFFARETİ
KİMLER ORUÇ TUTMAZ?
3.SALAVAT-I ŞERİF
2.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
ALLAH’IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI
HASET
2.SALAVAT-I ŞERİF
İBADET EDEN MUTLU OLUR
1.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...!
KURAN-I KERİM
SOHBET KÖŞESİ

BANNERIM
Sitenize Eklemek için

ARKDAŞLARIMIN BANNERLARI

byHaktan


byHaktan


Nasibim

igra


SAHRE FM™
REKLAM

9/6/2007 - İNSANIN HALÎFELİĞİ

Kategori: BOLUM_1

Halife; vekil, temsilci demektir. Az veya çok asilin yerini tutarak onu temsil etmektir. Cenâbı Allah; ilk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem'i ilâhî özelliklerle donatarak ona Yeryüzünün halifesi olmayı bahşetmiştir.

Kur'ân'da ki Hz. Adem öyküsü, tasavvuf tarihinde de önemli bir yer işgal eder ve çok değerli görüşlere de dayanak teşkil etmiştir. Tasavvuf ehline göre, Hz. Adem'e verilen halifelik 5 temel özellik te toplanmıştır.

1) Cenâbı Allah, kendi eliyle yaratma gerçeğini bütün varlıkların dışında yalnız Hz. Adem'e uygun görmüştür.
2) " Allah, Ademi Kendi sureti üzre yarattı " Hadisinin işaret ettiği gibi Hakk, Zat'ını ve görüntüsünü seyretmek istediğinde kemal mertebesinde bir varlık olarak Hz. Adem'i yarattı. Böylece Cenâb-ı Allah, dilediği Yüce Özellik'lerini Adem aynası ile ortaya çıkardı. Başka bir ifade ile Cenâb-ı Hakk'ın sıfatları Adem'den açığa çıkarak göründü. Büyük müfessir merhum Elmalı'lı Hamdi Yazır, Hakk Dini Kur'ân Dili isimli tefsirinde şu açıklamayı getirmiştir: " Sıfat, Zat'ın aynısı olamaz. Yaratan ile yaratılan aynen birleşik olamaz. Allahü Teâlâ'nın olmayan hiçbir şey yoktur. Hepsi Allahü Teâlâ'nın malıdır. Halifeliğin açığa çıktığı bütün güçlerinde İlâhî Kudret belirir, lâkin ondan, onun Allahü Teâlâ olması lâzım gelmez. Allah'ın Zat'ı bütün görüntülerin üstündedir. "
3) Cenâb-ı Hakk, Celâl ve Cemal sıfatlarını yalnız Hz. Adem'e yansıtmış, yaratılıştaki bu iki zıt unsur ile yücelmenin ve kemalin en üst noktasına onu eriştirmiştir. Bu özellik, ne meleklere ve ne de cin şeytanlarının atası İblis'e verilmemiştir.
4) Diğer varlıkların sahip olduğu yaratılmış nitelikleri ile Cenâb-ı Hakk'ın özelliklerini yalnız Hz. Adem birlikte taşımaktadır.
5) Cenâb-ı Allah; İlâhî isimler'in tümünü yalnız Hz. Adem'e öğretmekle Allah'ın özelliklerine bürünmüş oldu. Böylece O'nu temsil etme şerefi halifelik Hz. Adem'e uygun oldu.
Hz. Adem'in torunları olan bizler de aynı özelliklere sahibiz. Aklımızı ve gönlümüzü çalıştırarak, ilâhî yeteneklerimizi ortaya çıkarmak için çok gayret sarfetmeli, olgunlaşma ve sınav yeri olan bu Dünya'da nefislerimizin istek ve arzularına esir, kötü bir hayat sürmekten mutlaka korunmanın anlayışı içinde olmalıyız.

Bakara 2/29: " O Allah'tır ki Yeryüzündekilerin tümünü sizin için yarattı... "

ve

Yûnus 10/14: " Yeryüzünde sizi hükmedenler kıldık ki, nasıl iş yapacağınızı görelim. "
İnsanlar, Cenâb-Allah'ın vekili olarak donanmış oldukları özelliklerin ve lütufların emanet olarak verildiğini de çok iyi bilmelidir. Yaşam boyunca bu ilâhî emanetleri koruyarak muhafaza etmeli ve netice de Gerçek Sahibi'ne teslim etmenin mutluluğunu yaşamalıdır.

YERYÜZÜNÜN HALİFESİ

2/30: Rabbin meleklere: " Ben Yeryüzünde bir HALİFE yaratacağım. " demişti; melekler: " Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz; Seni hamd ile tespih ediyoruz, Seni kutsayıp yüceltiyoruz. " Allah şöyle dedi: " Ben, şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim. "
15/29-31: " Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz onun için secdeye kapanın! " Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler...


Cenâb-ı Allah meleklerine; Hz. Adem'i halife olarak yaratacağını, sohbet etmek ve düşüncelerini açıklamak için bildirmiştir. Ancak melekler buna şiddetle itiraz etmişler, aralarında şöyle konuşmuşlar : " Nasıl olur, biz varken bizim üzerimize halife halkedilecek. Biz halifeliğe uygun değil miyiz? "
Hz. Adem yaratılmadan meleklerin itiraz etmeleri çok anlamlıdır. İslâm bilginlerinin genel kanaatine göre; Hz. Adem'den evvel de insanlar yaratılmıştır. Böylece onların isyankâr özellikleri melekler tarafından da bilinmekteydi.
Ayetle ilgili açıklamayı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Kur'ân'daki İslâm'da şöyle vermektedir: " Melekler; kayıtsız, şartsız isyan bulaşmamış ibadeti en büyük üstünlük ölçüsü görmüşlerdir. Cenâb-ı Hakk ise itaat ve ibadetle birlikte isyan ve karşı çıkmanın bulunuşunu esas almış, yani pozitif ve negatif kutupları birleştirmenin daha üstün olduğunu vurgulamıştır. Aksini yapma gücü taşımayan bir varlığın sergilediği iyilik ve hayra, Yaratıcı Kudret birinci derecede değer vermemektedir... İnsanın yüceliğinin temelinde, onun zıtları birleştirmesi vardır. İnsan; eksileri-artıları, yücelikleri-basitlikleri, güzellikleri-çirkinlikleri ile büyük ve onurludur... İnsanı sadece melek ve yalnız şeytan olarak görmek, insan gerçeğine ve hayata ters düşmektedir. İnsanı, varlık yapısındaki zıtların beraberliği ile kucaklamak, sevmek ve iyiye-güzele çağırıp çekmek esastır. Kur'ân'ın yolu budur."

İNSANIN MELEKTEN ÜSTÜNLÜĞÜ

2/31-32: Allah Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra onları meleklere gösterip: " Şunların isimlerini Bana söyleyin. " dedi. Melekler: " Yücedir Şanın Senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bir bilgimiz yoktur... "
2/33-34: Allah: " Ey Adem! Onlara onların isimlerini söyle." dedi. Adem, onların isimlerinin hepsini söyledi... O vakit Biz meleklere: " Adem'e secde edin. " demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti. İblis yan çizmiş, kibre sapmış ve nankörler den olmuştu.

Müfessirler; Hz. Adem'e Cenâbı Allah'ın öğrettiği isimlerle ilgili çeşitli görüşler bildirmişlerdir. Bir kısmına göre bunlar eşyanın veya bilimsel kavramların, diğer bir görüşe göre de Ademoğullarının veya meleklerin isimleriydi. Ancak ayetten anlaşılan temel kavram, ilim ve bilgi'nin önemiydi ve bunlar meleklerin dışında yalnız halife olarak yaratılan Hz. Adem'e öğretilmiş olduğudur. Sınavda da
Hz. Adem, bilgisi ile meleklerden üstün çıkmıştı.

" Meleklerin hepsi de Adem'e hemen secde ettiler... Fakat İblis müstesna. " Hz. Adem ile aralarındaki sınavı kaybeden melekler, ona saygı duymaya ve secde etmeye mecbur bırakılmışlardır. Çünkü Yaratıcı Kudret dilediği yüce sıfatlarını Adem'e yansıtmıştı, dolayısıyle Adem meleklerin de üstünde bir varlıktı. Yaratılışın pozitifini teşkil eden melekler, bundan böyle hep insanların dostu olarak kalacaklar, Hz. Adem'e secde etmeyen negativitenin temsilcisi cin şeytanlarının atası İblis ve tayfaları ise, Kıyamet'e kadar esas olan görevleri icabı insanlara düşmanlık yapacak ve onları doğru yoldan, Allah'ın yolundan saptıracaktır. İşte halife özelliği ile yaratılmış olan insan; özünde var olan birbirine zıt bu iki iç kuvvet birbiriyle savaşacak, kâh doğru yola kâh isyana yönelecektir. Hür iradesi ile bu Dünya'da nefsini dizginleyip arındırarak takva yaşamı ile kemale eren benlik; meleklerin de üstünde bir mertebe ile Cenâbı Allah'ın halifesi olmaya hak kazanacak, kurtuluş ve mutluluğa erecektir. Nefsinin istek ve arzularına yenik düşenler, şeytanın kuruntularına uyanlar, insana uygun olmayan hayvansal bir yaşam tarzı sürecekler, neticede sıkıntı çekeceklerdir. Maalesef insanların büyük bir bölümü, hakikatleri öğrenmeden olgunlaşma ve sınav yeri olan bu Dünya'dan göç edip gitmektedirler.

İLÂHÎ EMANET

33/72: Biz emaneti göklere, Yer'e, dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise zalim ve çok (cahil) bilgisiz olduğu halde onu yüklendi.
70/32,35: Bunlar kendilerindeki emanetlere... sadık kalırlar. İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.


Emanet; bir maddî veya manevî değeri, birinin korumasına gönül huzuru ile teslim etmek ve aynı şekilde teslim almaktır. Halîfe olarak yaratılan Hz. Adem ve onun torunları olan her bir insan, ilâhî özelliklerle ve güçlerle bezenmiştir. Bu güçler hem maddi, hemde manevîdir. Bunlar, insanlara emanet olarak Allahü Teâlâ tarafından bahşedilmiştir. Ayette insan, emaneti yüklenen varlık olarak tanıtılıyor. Verilen emanetlerin en başında hayat gelir ki, Cenâbı Allah bizzat Kendi Ruh'undan üflemek suretiyle insanlara yansıtmış ve onu emanet olarak vermiştir. İlim, irade, kudret ve beş azamızın da bulunduğu bedenimiz de bize, birer emanettir. İman sahibine mü'min denir, bir anlamda emaneti taşıyan kişidir, iman da, bir emanettir. Mallar, annebaba, evlat, tabiat varlıkları olan çevre güzellikleri, denizler, hava tabakaları, insanlar, hayvanlar, bitkiler v.s. nimetlerin hepsi de emanettir.

Kur'ân, insanların toplumsal yaşamlarında uygulanması gerekli çok önemli bir yasayı da vurgulamaktadır: Emanet, mutlaka onu adaletle yürütebilecek uzman ve ehil kişilere verilmelidir. Nisa 4/58: " Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde, adaletle hükmetmenizi emreder..."

Gerek idari, ilmi, teknik ve gerekse manevi alanlarda emaneti titizlikle uzmanına veren toplumlar mutlu bir yaşam ile yükselme devirleri yaşamışlar; menfaat, çıkar ve bilgisizlik nedeni ile emanetleri uygun olmayan kişilere teslim edenler ise ilkel bir yaşam tarzı ile sıkıntı çekerek gerilemişlerdir. Cumhurbaşkanı, başbakan, milletvekilleri, belediye başkan ve meclis üyeleri, memurlar v.s. hepsi de emaneti yüklenen kişilerdir; bunlar toplumun en uzman, ehil ve adalet sahibi kişilerinden seçilmelidir. Bu İlâhî Yasa devirler boyu hükmünü sürdürmüş ve sürdürmektedir.

Tüm bu emanetlerin kendimizin olmadığını, onlara sahiplenmemeyi, gerçek sahibinin Cenâbı Allah olduğunu, emanetlerin titizlikle korunması gereğini çok iyi bilmeli ve anlamalıyız. Bize halife olarak verilen bu güçleri geliştirip işletmeli, Dünya'da ki yaşamımız sonunda da Cenâbı Hakk'a aldığımız gibi teslim etmeliyiz. Emaneti kötüye kullananlar onlara hıyanet etmiş olurlar. Kur'ân,

Enfal 8/27'de insanları şöyle uyarmaktadır: " ...Bilip dururken emanetlere hıyanet etmeyin! "


Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

9/6/2007 - İKİ İLÂHÎ IŞIK

Kategori: BOLUM_1

Cenâbı Allah; Yeryüzü'nün halifesi olarak görevlendirdiği insanı, en mükemmel bir şekilde yaratmış, ilâhî özellikleri ile de donatmıştır. İnsanlara iki ilâhî ışık yakılmıştır. Birinci ışık; akıl-gönül ve Rabbini bilme özelliği ile doğuştan verilmiş, ikincisi ise vahiy yolu ve peygamberler aracılığı ile insanlara gelen ilâhî kitaplardır. Böylece kullar; gerçekler karşısında tamamıyla aydınlanmışlar, doğruyu ve yanlışı öğrenmişler ve diledikleri yolu seçmekte de özgür bırakılmışlardır.

BİRİNCİ IŞIK : DOĞUŞTAN

36/62: ... Aklınızı hiç işletmiyorsunuz?
90/8-10: Biz ona iki göz, bir dil ve iki kulak vermedik mi? Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?


Allahü Teâlâ; insanlara doğuştan günümüz bilgisayarlarından bile daha mükemmellikte bir özellik vermiştir. 

Akıl; insandaki iyi ve kötüyü ayıran, ilimleri anlayan, sebeplerden neticeleri çıkaran düşünme ve anlama kabiliyetidir. Mantık, zekâ ve hafıza gibi üç unsurdan ibarettir. Merkezi beyinde bulunan bu süper bilgisayarımızın yardımcıları da göz, kulak, burun, ağız, el ve ayaklardan oluşan beş duyumuzdur. Sonsuz evrenin sırlarını bu kısıtlı tarafımızla tam çözemezsek de doğru ve yanlışı ayırt edebiliriz.

6/104: ... Rabbinizden size gönül gözleri gelmiştir. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararına... Ben sizin üzerinize bekçi değilim.
23/78: Sizin için ... gönüller yaratan O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?


Yüce Yaratıcı; yine doğuştan insanlara aklın çok ilerisinde tamamlayıcı bir özellik daha ihsan etmiştir: Gönül. Diğer varlıklar da bulunmayan insanın en yüce tarafı. Sevgi, merhamet, önsezi ve sezgi gibi manevî duygularımızın tümü gönülden gelir. Allahü Teâlâ; hazinelerinde ki dolup taşan, Sonsuz Güzelliği ve Sonsuz Sevgisini Yeryüzü'nde ki halifesi olan insana gönül sırrı ile yansıtmıştır. Cenâbı Allah'a aklın bittiği yerde ancak " gönül " ile ulaşılır; İlâhî Güzel ancak gönül penceresinden algılanır, insanın kendi iç dünyasındaki sırları bu merkezden hissedilir. İman gönülde yanan bir ateştir ki, Cenâbı Allah'tan gelen cevabi bir ışıkla birleşir.

Gönlün merkezi kalptir. Büyük sevinçleri ve acıları, kalbimizdeki çekilme ve yanma duyguları ile hissederiz. Kur'ân, gönüle kalp de demektedir. Kur'ân'ın derinliklerine inerek sırlarını anlamak, kafa gözü ile değil, ancak kalp gözü (basiret) ile mümkün olmaktadır. Kalp gözünü; günah işlemeyi adet edinerek kullanılamaz haline getirenler, mutlaka yaratılıştaki gerçekleri öğrenemeyecekleridir.

Hac 22/46: " ... Şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz, ama göğüslerin içinde ki gönüller körleşir. "

7/172: Rabbin, Ademoğullarının bellerinde ki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: " Ben sizin Rabbiniz değil miyim? " dedi. Onlar da " Evet Rabbimizsin, şahit olduk. " dediler. Bu şahit tutuşumuzun sebebi, Kıyamet Günü: " Bundan bizim haberimiz yoktu " dememeniz içindir.

Cenâbı Allah, doğuştan insanlara " Rabbini bilme özelliği " de vermiştir. Ayetle vurgulanan " Bellerinde ki zürriyetlerini alma " ifadesi, insanın henüz sperm halinde iken, babasının geninden aldığı " Rabbini bilme niteliği " ile yaratılmış olduğunun gerçeğini belirtmek içindir.

73/6: Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya da nankör.

Biz insanı yarattığımızda, ona doğuştan bir ışık yaktık. Akıl, gönül ve Rabbini bilme özelliği vererek onu, iyi ve kötü yolları ayırma kabiliyeti ile donattık. Artık isterse şükredici olur, isterse de nankörlük ederek doğru yoldan, Allahü Teâlâ'nın yolundan çıkabilir. Bu husus onlara tamamıyla serbest bırakılmıştır. Allah, insanlar üzerinde de bekçi değildir. Onlar, diledikleri şekilde hareket edebilirler. Her insan, doğuştan Allahü Teâlâ'ya aynı mesafededir. Ancak kendi niyet, gayret ve çalışmaları neticesi bir değer ölçüsü kazanır ki bunu Kur'ân takva diye isimlendirmektedir. Takvası en ileri olan, Allah'a en yakın ve en değerli insandır.

İKİNCİ IŞIK: İLÂHÎ KİTAPLAR

40/54: Akıl ve gönül sahipleri için bir yol gösterici, bir hatırlatıcıdır Kur'ânı Kerîm.
39/9: ... Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.
10/108: Ey insanlar! İşte size Rabbinizden hak geldi. Artık doğruya yönelen kendi benliği için yönelir, sapan da kendi benliği aleyhine sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim.


İnsanlara Rabb'lerinden yakılan ikinci ışık ise, peygamberler aracılığı ile verilen ilâhî yasalardır. Böylece kul, Dünya planında tamamıyle aydınlanmış, kendisine iyi ve kötü yollar gösterilmiş, dilediği yolu seçmekte de özgür bırakılmıştır. Nefislerine uyarak gönül penceresini kapatanlar Dünya'da ki sınavı kaybedecek, gönül cereyanı ve aklı ile Cenâbı Allah'ın yoluna yönelenler de kurtuluşa ve mutluluğa ereceklerdir.


Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

Son sayfa :: Önceki Sayfa

VEDA HUTBESİ

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma) Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti.

Bismillahirrahmanirrahim

"Hamd Allah'a mahsustur.
O'na hamdeder,
O'ndan yardım isteriz.
Allah kime hidâyet ederse,
artık onu kimse saptıramaz.
Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez.
Şehâdet ederim ki;
Allah'dan başka ilâh yoktur.
Tektir, eşi, ortağı,
dengi ve benzeri yoktur.
Yine şehâdet ederim ki,
Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür.
" Ey Nâs!
Sözümü iyi dinleyiniz.
Bilmiyorum,belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım.
İnsanlar!
Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün,
bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay,
bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise,
canlarınız,mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir;
her türlü tecâvüzden masûndur.
Ashâbım!
Yarın rabbınıza kavuşacaksınız.
Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.
Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız.
Bu vasiyyetimi burada bulunanlar,
bulunmayanlara bildirsinler.
Olabilir ki,bildirilen kimse,
burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur.
Ashâbım!
Kimin yanında bir emânet varsa,
onu sâhibine versin.
Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır,
ayağımın altındadır.
Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir.
Ne zulmediniz,
ne de zulme uğrayınız.
Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır.
Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.
İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.

Ashâbım!

Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.
Kaldırdığım ilk kan davası,
Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu)
Rabîanın kan davasıdır.

Ey Nâs!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız.
Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız,
âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa,
onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz.
Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise,
örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını),
yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum.
Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.
Bu emânetler,Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir.

Ey Nâs!

Devâmlı dönmekte olan zaman,
Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür.
Bir yıl, l2 aydır.
Bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır.

Ashâbım!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir.
Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında,
küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız,
bu da onu sevindirir.Ona cesâret verir.
Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.

Mü'minler!

Sözümü iyi dinleyin,
iyi belleyin.
Rabbınız birdir,babanız birdir.
Hepiniz Âdem'densiniz,
Âdem de topraktan yaratılmıştır.
Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur.
Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir.
Müslüman müslümanın kardeşidir.
Böylece bütün müslümanlar kardeştir.
Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe,başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir.
Ashabım!
Nefsinize de zulmetmeyin.Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
Bu nasihatlarımı burada bulunanlar,bulunmayanlara tebliğ etsinler.

Ey Nâs!

Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir.
Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur.
Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa,ona âittir.
Zina eden için ise mahrûmiyet vardır.
Babasından başkasına soy(neseb)iddiâsına kalkışan soysuz,yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör,
Allah'ın gazabına,meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın.
Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.

Ashabım!

Alllah'tan korkun,beş vakit namazınızı kılın,Ramazan orucunuzu tutun,malınızın zekatını verin,âmirlerinize itaat edin.
Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz.

Ey Nâs!

Yarın beni sizden soracaklar,ne dersiniz?
Ashâbı kiram: - Allah'ın dinini teblîg ettin,vazîfeni hakkıyla yaptın,bize nasihat ve vasiyette bulundun,diye şehadet ederiz,dediler.
Rasûlüllah(s.a.s.)mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı,
cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!buyurdu.

byHaktan

www.byhaktan.blogcu.com

 
MENÜ
Ana Sayfa
Profilim
Arşivler
Giriş Sayfası Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
byHaktan
SALAVAT KUMBARASI
SAHRE FM
TAKVİM - SAYAÇ
ESMAÜL HÜSNA
GÖRÜNTÜLÜ HATİM ÖZEL
sfm ilhan Tok
sfm Kabe İmamları
sfm Abdul Samed
sfm SIddIk Minsevi
sfm Fatih Çollak
SON YORUMLAR
selevati şerif
hey
buda benim yorumum
peygamberimiz
merhaba
salavat
dualar
salavat
sselavat
SALAVAT
ARKADAŞLARIM
munu
igra
ibretlik
mnelam
cennetkokusu
berkoz
agustosyagmuru50
hayatingercegi
corcianaz
nasibim
arzuaytur
kadifece
asu78
asu42
mansurilhanyakar
cennetulhuri
yesilpencere
kbveasu
mnelam1
rufeydem
bymerocan
gulkokulum
esmalal
1001kopru
guleferman
mavigunce
teknorc
ALLAH'IN SEVMEDİKLERİ
ZALİMLER
KAFİRLER
BOZGUNCULAR
KİBİRLİLER
SERVETTEN ŞIMARIP AZANLAR
HAİNLİK EDENLER
İSRAF EDENLER (CİMRİLİK)
KATEGORİLERİM
BİR HADİS-BİR DUA


TASARIM
bu şablonu byHaktan hazırlamıştır. sayfa themesi sadece byHaktan a aittir.
© 2007
NurluYuz Dini100.Net Toplist www.gencturkler.biz Toplist Siteni Ekle - Bedava Hit - Kral Oyun - knightonlinekoxp - komik videolar - minik peri oyunu yeniListe.com
mirc
UzmanWeb.Net Toplist Image Hosted by ImageShack.us Sitesitesi.NET Bulma motoru Kişisel