KIYAMET GÜNÜ
Kıyamet günü1 Kıyamet günü2 Kıyamet günü3 Kıyamet günü4 Kıyamet günü5 Kıyamet günü6 HUTBELER - »»»-(¯`v´¯)-» DİNİMİ ÖĞRENİYORUM »»»-(¯`v´¯)-» - Blogcu



BYHAKTAN
114/15: De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Melîkine, insanların İlâhına; o sinsi aldatıcı şeytanın kötülüğünden. Öyle bir şeytan ki, insanların gönüllerine şüphe ve kuruntu verir. Cinlerden de olur, insanlardan da.

NAMAZ VAKİTLERİ
SON YAZILARIM
4.SALAVAT-I ŞERİF
KADIN VE ERKEĞİN BİRBİRİ ÜZERİNDE OLAN HAKLARI...!
ALLAH(CC)
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!
KADIR GECESİ
ESMA KARDEŞİMİZDEN...
FLASHLAR
3.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
ŞEHR-İ RAMAZAN
ORUÇ
ORUCU BOZAN ŞEYLER
ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER
ORUÇ ÇEŞİTLERİ
KUTUPLARDA ORUÇ VE NAMAZ
ORUÇ KEFFARETİ
KİMLER ORUÇ TUTMAZ?
3.SALAVAT-I ŞERİF
2.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
ALLAH’IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI
HASET
2.SALAVAT-I ŞERİF
İBADET EDEN MUTLU OLUR
1.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...!
KURAN-I KERİM
SOHBET KÖŞESİ

BANNERIM
Sitenize Eklemek için

ARKDAŞLARIMIN BANNERLARI

byHaktan


byHaktan


Nasibim

igra


SAHRE FM™
REKLAM

3/8/2007 - ALLAH’IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI

Kategori: HUTBELER

ALLAH’IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin biz insanlara en büyük lütfu ve inayeti, yol gösterici ve hidayet rehberi olarak gönderdiği peygamberlerdir. Peygamberlere iman, İslâm inanç sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Allah’ın kutlu elçilerini saygı ve sevgi ile yad etmek, hepsine salât ve selâm getirmek, yüce dinimizin bize en önemli buyruğudur. Bakara sûresinin 285.âyetinde yer alan “Biz peygamberler arasında ayrım yapmayız.”ifadesi sevgili Peygamberimizin Miraç hediyesi olarak insanlığa getirdiği evrensel bir mesajdır. Biz Müslümanlar, bu mesajla, insanlığın yolunu aydınlatan, onlara huzur ve barış önderliği yapan bütün peygamberlere iman ederiz. Peygamberlere saygıyı, imanımızın bir gereği kabul ederiz. Peygamberler olmasaydı insanlık hidayet yolunu nasıl bulurdu? Nefsin ve şeytanın aldatmasına karşı insanlığı kim uyarırdı? Huzur ve barış için kim sabır, Yasak KelimelerYasak KelimelerYasak KelimelerYasak Kelimelernet ve itidal öncüsü olurdu?

Peygamberler, Yüce Rahmanın rahmet mektebinin birer öğretmenidir. Kalp gözümüzü onlar açtı, doğru yolu onlar gösterdi. Medeniyet adına insanlık onlara çok şey borçludur. Peygamberler, insanları küfrün bataklığından, bir olan Allah’ın tevhit yoluna, bilgi ve inancın aydınlığına çağıran kutlu elçilerdir. Bugün gaflet, dalâlet, cehalet, fitne, kin ve intikam çıkmazında boğulan insanlığın, onlara her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.

Değerli kardeşlerim!

Bütün peygamberler aynı ilâhî sözün elçileridir. Aynı kaynaktan fışkıran hayat pınarı, hikmet ışığı ve hidayet rehberidir.

Onlar ilimle ameli, hayatla ahlâkı, hikmetle irfanı, bugünle yarını, dünya ile ahireti buluşturan ve barıştıran insanlık önderleridir.

Onlar güzelle çirkini, faydalı ile zararlıyı, adaletle zulmü, ilimle cehaleti, samimiyetle gösterişi ayırt eden insanlık rehberleridir.

Onlar, Yüce Yaratanla ve çevreyle olan ilişkilerin, ahlâkın ve toplumsal hayatın temel ilkelerini ortaya koyan insanlık öncüleridir.

Âdem insanlığın atası, Nuh zanaatın / tekniğin simgesi, İbrahim, İsmail ve Yakup sabrın sembolü, Yusuf vefanın ve asaletin adı, Musa hukukun, özgürlük savaşının ve ahdin timsali, İsa sevginin, rahmetin ve bağışlamanın adresi, Muhammed Mustafa (s.a.s.)ise; aklın ve ilmin, ahlâkın ve vefanın, sabrın ve Yasak KelimelerYasak KelimelerYasak KelimelerYasak Kelimelernetin, şefkat ve merhametin, haklıyken özveride bulunmanın, haksızlığa karşı en gür sesin, batıl inanç, bilgisizlik ve kör inada karşı yüreğini ortaya koymanın adıdır...

Allah’ın sevgili kulları!

Biz peygamberler ana-baba bir kardeşler gibiyiz, diyen Allah Rasulü de bütün âlemlere rahmet olarak gönderildiği hâlde veciz bir benzetmeyle kendisini Âdem ile başlayan peygamberler binasının eksik kalan bir tuğlası olarak nitelendirmiştir. Yüce Rabbimiz hutbemin başında okuduğum ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır:

“Biz, Nuh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüp’e, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davut’a da Zebur vermiştik.”

Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.s.), peygamberler zincirinin son halkasıdır. Onun için Kur’an-ı Kerim kendisini “hatemü’n-nebiyyîn”; “Peygamberlerin sonuncusu” olarak nitelemiştir. Hazreti Peygamberle ve Kur’an-ı Kerim’le İslâm tamamlanmış ve en mükemmel hâlini almıştır. Allah’ın hoşnut ve razı olduğu din İslâm’dır. Sevgili Peygamberimiz, en yüksek ahlâkı tamamlamak üzere son peygamber olarak gönderilmiştir. Bundan sonra insanlık, onun gösterdiği yoldan yürüyerek kurtuluşa erecektir. Millî şairimiz merhum Mehmet Âkif duygularımıza şöyle tercüman oluyor:


Dünya neye sahipse onun vergisidir hep;

Medyun ona cemiyeti, medyun ona ferdi.

Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet

Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.

Müjdeler olsun Allah’ın kutlu elçilerini kendisine örnek alanlara ve onların yolundan gidenlere!

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı


Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

27/7/2007 - HASET

Kategori: HUTBELER

İLİ: BURSA
AY-YIL: TEMMUZ– 2007
TARİH:27.07.2007 (4. HAFTA)

  HASET 
Değerli Müminler!
Kardeşlik temeline oturtulmuş İslâm toplumunda sevgi, şükür ve kanaat gibi güzel hasletler vardır.Kin, haset, dedi kodu, gıybet, sû-i zan gibi ahlakî zaafların olgun Müslüman’ın hayatında yeri yoktur.Dilimizdeki karşılığı, çekememezlik olan haset, insanları mutsuz ve huzursuz eden bu tür manevî hastalıklar arasında yer almaktadır.
Haset duygusunun kişiyi ne denli tahrip ettiğini Peygamber efendimiz:

“Bir kulun kalbinde imanla haset bir arada bulunmaz.”[1],

“Ateşin odunu yakıp bitirmesi gibi haset de iyilikleri mahveder”[2]

mealindeki hadisleriyle açıkça ortaya koymuştur. Gerçekten de, kin ve haset, önemli sosyal problemlere yol açan ahlakî zaafların önde gelenlerindendir. Kardeşliği, birlik ve beraberliği sağlamayı hedefleyen İslâm, doğal olorok bu unsurları zedeleyecek olan her türlü davranışı da yasaklamıştır.Din kardeşliğinin ve toplumsal birlikteliğin teşkili için öngörülen temel davranışlar, bir hadiste şu şekilde sıralanmıştır:

“Dedikodu yapmayın, başkalarının kusurlarını araştırmayın, birbirinize haset etmeyin, birbirinizle insani ilişkilerinizi kesmeyin, kin gütmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun!”[3]

Aziz Müslümanlar!
Haset, insanı rahatsız eden bir doygudur.Haset eden kişiler, ruhî enerjilerini boşa harcarlar, bu yüzden de çoğu kere hayatta başarılı ve mutlu olamazlar.Onların hayatlarına hasede dayalı eylemler hakim olur.Gönlü haset ateşiyle yananlar, hem kendi rahatlarını bozar, hem başkalarını rahatsız ederler.Bununla da kalmaz ilahî takdire boyun eğmedikleri için günahkâr olurlar.Yüce Allah, her zaman okuduğumuz

“Felak” suresinde haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığınılmasını [4]tavsiye etmiştir.
Müminin elinden ve dilinden hiç kimse zarar görmez.O etrafına faydası dokunun bir kişiliğe sahip olup hiç kimsenin iyilikte geri kalmasını istemez.Aksine o, iyilikte yarışır, ileri gidenleri takdir eder ve onlara gıpta ile bakar.Bu tür güzel davranışları olan Mü’minler, haset duygusuna kapılmazlar.Çünkü onlar, hasedin, ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi kulun işlemiş olduğu güzel amelleri yok edeceğinin bilincindedir.
Muhterem Müslümanlar!
Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek, kanaatkar olmak, nimetleri çalışarak elde etmek, toplumda bireyler arasında sevgi, şefkat ve dostluğun pekişmesini sağlamak gibi islam ahlakının kazandırdığı güzel nitelikler sayesinde haset duygusu yok edilebilir.


 Diyanet İşleri Başkanlığının 30.07.2004 tarihli hutbesidir.

[1] Nesâî, Cihad, 8.
[2] Ebû Davud, Edeb, 44;İbn Mâce, Zühd, 22.
[3] Buhâri, Edeb, 57, 58;Müslim, Birr, 24, 28, 30, 32.
[4] Felak, 113/5.


Yorumlar (1) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

:: Önceki Sayfa

VEDA HUTBESİ

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma) Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti.

Bismillahirrahmanirrahim

"Hamd Allah'a mahsustur.
O'na hamdeder,
O'ndan yardım isteriz.
Allah kime hidâyet ederse,
artık onu kimse saptıramaz.
Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez.
Şehâdet ederim ki;
Allah'dan başka ilâh yoktur.
Tektir, eşi, ortağı,
dengi ve benzeri yoktur.
Yine şehâdet ederim ki,
Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür.
" Ey Nâs!
Sözümü iyi dinleyiniz.
Bilmiyorum,belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım.
İnsanlar!
Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün,
bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay,
bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise,
canlarınız,mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir;
her türlü tecâvüzden masûndur.
Ashâbım!
Yarın rabbınıza kavuşacaksınız.
Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.
Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız.
Bu vasiyyetimi burada bulunanlar,
bulunmayanlara bildirsinler.
Olabilir ki,bildirilen kimse,
burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur.
Ashâbım!
Kimin yanında bir emânet varsa,
onu sâhibine versin.
Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır,
ayağımın altındadır.
Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir.
Ne zulmediniz,
ne de zulme uğrayınız.
Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır.
Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.
İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.

Ashâbım!

Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.
Kaldırdığım ilk kan davası,
Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu)
Rabîanın kan davasıdır.

Ey Nâs!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız.
Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız,
âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa,
onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz.
Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise,
örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını),
yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum.
Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.
Bu emânetler,Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir.

Ey Nâs!

Devâmlı dönmekte olan zaman,
Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür.
Bir yıl, l2 aydır.
Bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır.

Ashâbım!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir.
Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında,
küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız,
bu da onu sevindirir.Ona cesâret verir.
Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.

Mü'minler!

Sözümü iyi dinleyin,
iyi belleyin.
Rabbınız birdir,babanız birdir.
Hepiniz Âdem'densiniz,
Âdem de topraktan yaratılmıştır.
Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur.
Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir.
Müslüman müslümanın kardeşidir.
Böylece bütün müslümanlar kardeştir.
Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe,başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir.
Ashabım!
Nefsinize de zulmetmeyin.Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
Bu nasihatlarımı burada bulunanlar,bulunmayanlara tebliğ etsinler.

Ey Nâs!

Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir.
Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur.
Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa,ona âittir.
Zina eden için ise mahrûmiyet vardır.
Babasından başkasına soy(neseb)iddiâsına kalkışan soysuz,yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör,
Allah'ın gazabına,meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın.
Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.

Ashabım!

Alllah'tan korkun,beş vakit namazınızı kılın,Ramazan orucunuzu tutun,malınızın zekatını verin,âmirlerinize itaat edin.
Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz.

Ey Nâs!

Yarın beni sizden soracaklar,ne dersiniz?
Ashâbı kiram: - Allah'ın dinini teblîg ettin,vazîfeni hakkıyla yaptın,bize nasihat ve vasiyette bulundun,diye şehadet ederiz,dediler.
Rasûlüllah(s.a.s.)mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı,
cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!buyurdu.

byHaktan

www.byhaktan.blogcu.com

 
MENÜ
Ana Sayfa
Profilim
Arşivler
Giriş Sayfası Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
byHaktan
SALAVAT KUMBARASI
SAHRE FM
TAKVİM - SAYAÇ
ESMAÜL HÜSNA
GÖRÜNTÜLÜ HATİM ÖZEL
sfm ilhan Tok
sfm Kabe İmamları
sfm Abdul Samed
sfm SIddIk Minsevi
sfm Fatih Çollak
SON YORUMLAR
selevati şerif
hey
buda benim yorumum
peygamberimiz
merhaba
salavat
dualar
salavat
sselavat
SALAVAT
ARKADAŞLARIM
munu
igra
ibretlik
mnelam
cennetkokusu
berkoz
agustosyagmuru50
hayatingercegi
corcianaz
nasibim
arzuaytur
kadifece
asu78
asu42
mansurilhanyakar
cennetulhuri
yesilpencere
kbveasu
mnelam1
rufeydem
bymerocan
gulkokulum
esmalal
1001kopru
guleferman
mavigunce
teknorc
ALLAH'IN SEVMEDİKLERİ
ZALİMLER
KAFİRLER
BOZGUNCULAR
KİBİRLİLER
SERVETTEN ŞIMARIP AZANLAR
HAİNLİK EDENLER
İSRAF EDENLER (CİMRİLİK)
KATEGORİLERİM
BİR HADİS-BİR DUA


TASARIM
bu şablonu byHaktan hazırlamıştır. sayfa themesi sadece byHaktan a aittir.
© 2007
NurluYuz Dini100.Net Toplist www.gencturkler.biz Toplist Siteni Ekle - Bedava Hit - Kral Oyun - knightonlinekoxp - komik videolar - minik peri oyunu yeniListe.com
mirc
UzmanWeb.Net Toplist Image Hosted by ImageShack.us Sitesitesi.NET Bulma motoru Kişisel