KIYAMET GÜNÜ
Kıyamet günü1 Kıyamet günü2 Kıyamet günü3 Kıyamet günü4 Kıyamet günü5 Kıyamet günü6 »»»-(¯`v´¯)-» DİNİMİ ÖĞRENİYORUM »»»-(¯`v´¯)-» - Blogcu - Sayfa 3



BYHAKTAN
114/15: De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Melîkine, insanların İlâhına; o sinsi aldatıcı şeytanın kötülüğünden. Öyle bir şeytan ki, insanların gönüllerine şüphe ve kuruntu verir. Cinlerden de olur, insanlardan da.

NAMAZ VAKİTLERİ
SON YAZILARIM
4.SALAVAT-I ŞERİF
KADIN VE ERKEĞİN BİRBİRİ ÜZERİNDE OLAN HAKLARI...!
ALLAH(CC)
BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!
KADIR GECESİ
ESMA KARDEŞİMİZDEN...
FLASHLAR
3.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
ŞEHR-İ RAMAZAN
ORUÇ
ORUCU BOZAN ŞEYLER
ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER
ORUÇ ÇEŞİTLERİ
KUTUPLARDA ORUÇ VE NAMAZ
ORUÇ KEFFARETİ
KİMLER ORUÇ TUTMAZ?
3.SALAVAT-I ŞERİF
2.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
ALLAH’IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI
HASET
2.SALAVAT-I ŞERİF
İBADET EDEN MUTLU OLUR
1.SALAVAT-I ŞERİF HATMİ
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...!
KURAN-I KERİM
SOHBET KÖŞESİ

BANNERIM
Sitenize Eklemek için

ARKDAŞLARIMIN BANNERLARI

byHaktan


byHaktan


Nasibim

igra


SAHRE FM™
REKLAM

11/10/2007 - RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...!


byHaktan

 

Tüm gönül dostlarım bir süre aranızda bulunamayacağım evimi taşıdığım için bir süre netim olmayacak sizlere sevdiklerinizle güzel bir bayram diliyorum sevgi ve dua ile.....


Yorumlar (5) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

8/10/2007 - KADIR GECESİ


Kadir Gecesi / Şehadet


Kur'ân-ı Kerim'in inmeye başladığı Ramazan ayı'nın yirmi yedinci gecesi. İslâm'da en kutsal ve faziletli gece Kadir gecesidir. Kur'ân-ı Kerim de bu gecenin fazileti kadir süresinde belirtilmektedir. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

 

Bismillahirrahmanirrahim

1-Gerçek şu ki, biz onu kadir gecesinde indirdik.
2-Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir?
3-Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.
4-Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.
5-Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir (selamdır) o.


Bu sûreye göre Kadir gecesinin bir kaç üstün özellikleri vardır:

 

a) Kur'an-ı Kerim Ramazan ayında bu geceden itibaren inmeye başlamış ve yirmiiki yıl sürmüştür.
b) Kadir; takdir anlamındadır. Yani bu gece, ALLAH'ın, ezelde takdir ettiği kaderi uygulamak için meleklere emir verdiği gecedir. Bunun için melekler bu gecede yer yüzüne iner.
c) Kadir gecesi içinde o kadar büyük iyilik ve hayır vardır ki bu hayır insanlık tarihinde bin yılda yapılmamıştır. İşte Kadir gecesi bunun için bin yıldan daha hayırlıdır.

Kadir gecesinin ihyasına gelince: Bu geceyi varsa kaza namazlarını kılarak, ibadet ve dua ile ihya etmeye çalışmalı. Çünkü Rasûlûllah (s.a.s) "Kadir gecesini iman ederek ve mükâfatını umarak ibadetle geçirenin geçmiş günahları affolunur" buyurur.
Rasûlûllah (s.a.s) bu gece de şu duayı okumayı tavsiye buyurmuştur. "Yarabbi, şüphesiz sen affedicisin ve affı seversin; beni de affet" (Riyazü's-Salihin, H. No: 1194).
Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız" (Buhârî, Leyletü'l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216) buyurmuştur.


Bu geceye Kadir gecesi denilmesi şeref ve kıymetinden dolayıdır.Çünkü:

a) Kur'ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.
b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha faziletlidir.
c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler ALLAH Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir. (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).
d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.
e) Bu gece tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler uğradıkları her mü'mine selam verirler.

Kadir gecesi, Ramazan ayının 27. gecesidir. Fakat başka gecelerde olduğu da rivayet edilmiştir. Bu konuda Râsulullah (s.a.s)'den bir kaç hadis rivayet edilmiştir. Bunların birinde şöyle buyurur. "Kadir,gecesini Ramazan'ın son on gününün tek sayılı (21, 23, 25, 27; 29) gecelerinde arayınız" (en-Nevevi, Riyâzü's-Salihin, II, H. No: 1197). Ancak İslâm alimlerince kuvvetli ihtimal 27. gecesidir.Kadir gecesinin sessiz ve sakin, fırtınasız, ne fazla sıcak, ne fazla soğuk, uyanık bulunan kimselere huzur ve huşu bahşettiği, sabahleyin doğan güneşin saçtığı ışınların gözleri tırmalamadığı çeşitli alimlerce ileri sürülmüştür.
Eğer zamanlar içerisinde mutlak mukaddes bir zaman olsaydı, bu Kadir Gecesi olurdu. Çünkü Kur'an vahyi, kendi beyanına göre o gece inmeye başlamıştı. Yine kendisi bu iniş gecesinin bir Ramazan ayına tekabül ettiğini ifade buyurmaktadır. Kur'an Kadir Gecesi'ne bir tam sure ayırmıştır. (97. Sure) "Kadir Gecesi", "değer gecesi"dir. ALLAH tarafından değerli kılınmış bir gecedir. Bu değer ayette rakamla ifade edilmiştir: "Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır!"


Bin aydan daha hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?

"Bin ay" seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki Salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Rasûlûllah (a.s.m.) sahabelere İsrail oğullarından bir kimsenin ALLAH yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabeler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.
Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, "Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. ALLAH sana ondan daha hayırlısını indirmiştir" diyerek Kadir Suresini okudu ve, "İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır" buyurdu.
Ashaptan bazı kimseler rüyalarında Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son yedi gününde olduğunu görüp bunu Resul’e haber verince, Rasûlûllah "Görüyorum ki rüyalarınız Ramazan'ın son yedi gecesi hakkında birbirini tutuyor. Artık kim Kadir Gecesi'ni arayacaksa onu Ramazan'ın son yedisinde arasın" (Buhari ve Müslim) buyurmuştur. Yüzyıllardır Müslüman geleneği, rivayetlerin de katkısıyla, Ramazan'ın 27. gecesini Kadir Gecesi niyetine ihya etmekte, yüz milyonların yanık yürekleri Rablerinin rahmet ve şefkat pınarına bin bir umutla kurumuş dudaklarını dayamaktadır.

Demek ki esas olan, niyettir, alâkadır, ihlâstır. Gerisi Rabbimizin bitmez tükenmez rahmet hazinesinin mükâfatına kalmıştır. Rabbimizin mükâfat hazinesi kulların ki gibi değildir, verilmekte güçlük, zorluk ve cimrilik bahis mevzu olsun. Ne var ki, ihlâs, iman ve âlaka şartı vardır bunun. Bunu nefsimizde bulunduralım yeter.
Allahu Teâlâ, gecelerimizi Kadir eylesin. Gecelerimizin kadrini bilmeyi de cümlemize nasip eylesin. Âmin...

Kadir Gecesi / Fecredoğru

 

“Gerçek şu ki, Biz onu “Kur’ân’ı” kadir gecesi’nde indirdik. Kadir gecesi’nin ne olduğunu sana bildiren nedir? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.  Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler. Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir “selâmdır” o.”Kadir Suresi-1-5

 

Kadir suresi’nde, Rabbimiz, kadir Gecesi’ni böyle beyan buyuruyor.. Kur’ân-ı Kerimi Kadir Gecesi’nde indirdiğini beyan buyuran Rabbimiz, yegâne hayat düsturumuz Kur’ân-ı Kerim’i Ramazan ayında indirmiş olduğunu da beyan buyurmuştur: “Ramazan ayı… insanlar için hidayet olan ve değer yolu ve “hak ile batılı birbirinden” ayıran apaçık belgeleri “kapsayan” Kur’ân onda indirilmiştir…” Bakara Suresi-185


Diğer ayetlerde şöyle buyuruyor Rabbimiz: “Hâ, Mîm. Apaçık kitaba andolsun. Gerçekten Biz, onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçekten Biz uyaranlarız. Ki onda “o gecede “ her hikmetli iş ayrılır.” Duhan Suresi-1-4

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.


Ayet-i kerimelerden anlaşıldığı gibi Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında ve Kadir Gecesinde indirilmiştir…
Kadir kelimesinin mânâsı, “Hüküm vermek” demektir. Allah Teâlâ, o gecede bir yıl içerisinde olacak şeyler hakkında hüküm verdiği için bu geceye bu ad verilmiştir.
İbn Abbas(r.anhuma) dedi ki: Yüce Allah, dünya işlerini bir sonraki kadir Gecesi’ne kadar hayat, ölüm ya da rızık ile ilgili hususları muhkem olarak hükme bağlar.

Katâde Ebu Bekr ibnu’l Arabî ( rh.a.)dedi ki: İlim adamlarının çoğunluğu bu gecenin kadir Gecesi olduğunu söylemişlerdir. Onlardan bu gece, şaban’ın ortası gecesi olduğunu söyleyenler de vardır. Ancak bu yanlış bir görüştür. Çünkü yüce ALLAH, doğru ve kat’i olan kitabında:“O Ramazan ayı ki, onda Kur’an indirilmiştir.” Bakara 2/183 diye buyurarak,

Kur’an’ın indirilmiş zamanın Ramazan ayında olduğunu açıkça ifâde etmiş, daha sonrada bu buyrukta: “Biz onu, mübarek bir gecede indirdik.” Duha Suresi-3 buyurmak suretiyle hangi gecede inmiş olduğunu tayin etmiştir.
Kim Kur’an’ın başka bir zamanda indiğini iddia edecek olursa, Allah’a karşı büyük bir iftirada bulunmuş olur.
Hakim ve ibnu Ebi şeybe Hassan ibnu Hureys tarikiyle said b. Cubeyir’den ibn Abbas (r.anhuma)’nın şöyle dediğini rivayet ederler: Kur’ân-ı Kerim, bütünüyle Levh-i mahfuzdadan dünya semâsındaki Beytu’l- izze’ye indi. Cebrail (a.s) ondan, peyderpey Rasulullah (s.a.s)’e indirdi.

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.


Hakim, Beyhaki ve nesei, Davud b. Ebi Hind tarikiyle ikrime’den ibn Abbas (r.anhuma)’nın şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:  Kur’ân-ı Kerim, önce bir bütün olarak kadir Gecesi’nde dünya semâsına, bundan sonra yirmi sene boyunca parça parça inzali tamamlanmıştır.
Kur’an-ı kerim’in inmiş olduğu, Ramazan ayı içinde bulunan ve bin aydan hayırlı olan kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu, yegâne önderimiz Rasulullah (s.a.s) bizlere beyan buyurmuştur.

İbn Abbas (r.anhuma )’nın rivayetiyle şöyle buyurmuştur Rasulullah (s.a.s): “Siz kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son onu içinde arayınız. Kadir Gecesisi, ya Ramazandan kalan dokuzuncu gecede, yahud kalan yedinci gecede, yahud kalan beşinci gecededir.”

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.


Ümmül- Mü’minin Aişe (r.anha)’dan . Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur: “Sizler kadir Gecesi’ni, Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde arayınız!.” Sahih-i Buhârî Kitabu salati’t Teravih, B.4, Hds.9.
Zır b.Hubaş (r.a.) anlatıyor: Ubeyy ibn ka’b (r.a.)’a sordum. Dedim ki: Kardeşin ibn Mes’ud! “kim bir yıl ibadetle kaim dursa, kadir Gecesi’ne rastlar” diyor.
Ubeyy (r.a.): O, insanların buna güvenmemelerini kastetmiştir. Yoksa kendisi bu gecenin Ramazan'da olduğuna, Ramazan’ın da son on gecesinde, o gecenin de yirmi yedinci gece olduğu pekâlâ bilir, dedi. Sonra bu gecenin yirmi yedinci gece olduğuna istisnasız yemin etti.
Ben: Ya Ebu’l- Munzir, bunu neye istinaden söylüyorsun? Dedim. Ubeyy (r.a): Alâmetine, yahud Rasulullah (s.a.s)’in bize haber verdiği nişana istinaden söylüyorum. O gecenin sabahında güneş, şuasız olarak doğacaktır, cevabını verdi. Sahih-i Müslim Kitabu’s Siyam, B.40, Hds.220.

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.


Bin aydan daha hayırlı olan kadir Gecesi, Mübarek Ramazan ayının son on gününün tek gecelerinde aranması gerekir… Ubeyy ibn ka’b (r.a.)’ın beyanı ve ümmetin ulemâsının genel kabuluyla Ramazan Gecesi’nin doğru ve isabetli tesbiti gerekir…
Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu meçhuldür. Ramazan ayında, ramazan ayının son on gecesinde veya son yedi gecesinde, ramazanın tek olan son on gecelerinde aranılması hususunda rivayetler vardır. Efendimiz (s.a.v.) son on gece îtikafa girer ve ev halkını da ibâdete teşvik ederdi. Kadir Gecesi’nin tam olarak bilinmemesinin pek çok hikmeti vardır. Müminler, bu sâyede tembellikten kurtulmakta ve Kadir Gecesi’ni yakalayabilme arzusuyla ramazan boyunca gecelerini değerlendirmektedirler.


Nitekim bizler, iki büyük kıymeti pek takdîr edememekteyiz. Birincisi en üstün varlık olan insan, ikincisi de zaman (hâssaten geceler). Bu yüzden: “Her geceni Kadir bil; her geçeni Hızır bil” demişler.

“Allah Teâlâ şu beş şeyi, beş şeyde gizlemiştir:

1- Rızâsını, taatlarda gizlemiştir.
2- Gazabını, ma’siyetlerde gizlemiştir.
3- Orta namazını, diğer namazlar arasında gizlemiştir.
4- Velî kulunu, halk arasında gizlemiştir.
5- Kadir Gecesi’ni, ramazan ayında gizlemiştir.”

 

Hayat düsturumuz Kur’an-ı Kerim’in inmiş olduğu Kadir Gecesi’nde melekler ve ruh, Allah’ın izniyle iner ve fecrin çıkışına kadar muvahhid mümin Müslümanları selamlar. Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’nde mümin müslümanların uyanık olup geceyi ibadetle geçirmelidirler.
Ebu Hüreyre’ın (r.a.) rivayetiyle Rasülüllah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Her kim imanından dolayı ve ecrini yalnız Allah’dan umarak Kadir Gecesi’ni taatle geçirirse, onun lehine, geçmiş günahları mağfiret olunur.” Sahih-i Buhârî Kitabul iman B.25, Hds.28

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.


İmam Nevevi (r.a.) şöyle diyor : Kefaret mahiyetinde olan ibadetler, günahlar ile karşılaştığı zaman eğer bu günahlar küçükseler, onları siler götürür ve şayet büyükseler, o zaman onları hafifletir. İzale edeceği veya hafifleteceği bir günah bulunmadığı taktirde, sahibinin derecesini ve cennetteki makamını yükseltir.
Bu hadisin şerhinde şöyle denilmiştir:“ Kadir Gecesi hakındaki sevaba nail olmak için ulemadan bazılarına göre bütün geceyi ibadet ve taatle ihya etmek şart değildir.yatsının farzını kılmak bile o geceye va’d buyrulan sevaba nail olmaya kafidir.fakat zahire bakılırsa, o gecenin sevabına nail olabilmek için bütün geceyi ibadetle ihya etmek şarttır. Bir günün yalnız bir kısmında veya o günün ekserisinde oruç tutmakla bir kimse oruç tutmuş sayılamıyacağı gibi, kadir gecesinin bir kısmında ibadet yapmakla dahi o gece ihyâ edilmiş sayılamaz.
Mü’minlerin annesi Aişe (r’anha) anlatıyor: Ya Rasulullah, kadir gecesi’ne rastlarsam ne dua edeceğim bana bildir, diye talebde bulunmuş.

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.


Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin affetmeyi seversin. Beni affet, dersin.”
Hz. Mevlâna: “Ey genç! Ne bütün geceler Kadir’dir, ne bütün geceler ondan hâlidir.” der. Âşıklar için Kadir Gecesi, sevgiliye (yüce Rabb’e) yakınlık hazzının duyulduğu gecedir.
Gönül erbâbına, velîlere, müminler arasından Allah Teâlâ’nın murad ettiği tâat ehline Kadir Gecesi hayret verici pek çok şeyler ihsân edilir. Bunlar, o zâtların hallerine, kısmetlerine, azîz ve celîl olan Allah’a yakınlık derecelerine göre farklı farklı tecelli eder. Kadir Gecesi’nin farkına varan kimsenin bunu gizlemesi sünnettir.

islamiSanat.net tarafından Ramazan münasebetiyle dizayn edilmiş bir e-kart resmi.

Kadir Gecesi’ni Nasıl Değerlendirmeli?

 

Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Yatsı namazını cemaatle kılan kimse, gece yarısına kadar namaz kılmış gibidir. Sabah namazını cemaatle kılan kimse ise bütün gece namaz kılmış gibidir.” Yine Efendimiz (s.a.v.)’in; “Kadir Gecesi’nde, yatsı namazında cemaatte hazır bulunanın, ondan hissesini alacağı” ve “Ramazan ayı çıkıncaya kadar, akşam ve yatsı namazlarını cemaat ile kılanın, Kadir Gecesi’nden çok hisse alacağı” müjdeleri de göz önünde bulundurulursa, en azından ramazan ayında sabah, akşam ve yatsı namazlarını cemaatle kılmanın ne büyük bir manevi kazanç olduğu anlaşılır.
Bu gecelerde, günahlarımızın affı için dua etmeliyiz. Özellikle “Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni de affet.” diye dua etmeliyiz. Bu gece en makbul amel dua ile Kur’an kıraatidir. Efendimiz (s.a.v.) bu gece dua eder, tertîl üzere Kur’an okur, tefekkür eder ve namaz kılardı. Bizler de bu amellerle ve istiğfar ile geceyi değerlendirebiliriz.
Eskiden Kadir Gecesi’nde, oyun ve eğlence yerleri kapatılır ve büyük camiler sabaha kadar açık olur, müminlerle dolup taşardı. İnsanlar birbirlerine, “Gecen Kadir, gündüzün bayram olsun!” diye dua ederlerdi.


Yorumlar (3) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

Son sayfa :: Önceki Sayfa

VEDA HUTBESİ

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma) Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti.

Bismillahirrahmanirrahim

"Hamd Allah'a mahsustur.
O'na hamdeder,
O'ndan yardım isteriz.
Allah kime hidâyet ederse,
artık onu kimse saptıramaz.
Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez.
Şehâdet ederim ki;
Allah'dan başka ilâh yoktur.
Tektir, eşi, ortağı,
dengi ve benzeri yoktur.
Yine şehâdet ederim ki,
Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür.
" Ey Nâs!
Sözümü iyi dinleyiniz.
Bilmiyorum,belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım.
İnsanlar!
Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün,
bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay,
bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise,
canlarınız,mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir;
her türlü tecâvüzden masûndur.
Ashâbım!
Yarın rabbınıza kavuşacaksınız.
Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.
Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız.
Bu vasiyyetimi burada bulunanlar,
bulunmayanlara bildirsinler.
Olabilir ki,bildirilen kimse,
burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur.
Ashâbım!
Kimin yanında bir emânet varsa,
onu sâhibine versin.
Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır,
ayağımın altındadır.
Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir.
Ne zulmediniz,
ne de zulme uğrayınız.
Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır.
Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.
İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.

Ashâbım!

Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.
Kaldırdığım ilk kan davası,
Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu)
Rabîanın kan davasıdır.

Ey Nâs!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız.
Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız,
âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir.
Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa,
onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz.
Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise,
örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını),
yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum.
Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.
Bu emânetler,Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir.

Ey Nâs!

Devâmlı dönmekte olan zaman,
Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür.
Bir yıl, l2 aydır.
Bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır.

Ashâbım!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir.
Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında,
küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız,
bu da onu sevindirir.Ona cesâret verir.
Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.

Mü'minler!

Sözümü iyi dinleyin,
iyi belleyin.
Rabbınız birdir,babanız birdir.
Hepiniz Âdem'densiniz,
Âdem de topraktan yaratılmıştır.
Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur.
Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir.
Müslüman müslümanın kardeşidir.
Böylece bütün müslümanlar kardeştir.
Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe,başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir.
Ashabım!
Nefsinize de zulmetmeyin.Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
Bu nasihatlarımı burada bulunanlar,bulunmayanlara tebliğ etsinler.

Ey Nâs!

Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir.
Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur.
Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa,ona âittir.
Zina eden için ise mahrûmiyet vardır.
Babasından başkasına soy(neseb)iddiâsına kalkışan soysuz,yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör,
Allah'ın gazabına,meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın.
Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.

Ashabım!

Alllah'tan korkun,beş vakit namazınızı kılın,Ramazan orucunuzu tutun,malınızın zekatını verin,âmirlerinize itaat edin.
Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz.

Ey Nâs!

Yarın beni sizden soracaklar,ne dersiniz?
Ashâbı kiram: - Allah'ın dinini teblîg ettin,vazîfeni hakkıyla yaptın,bize nasihat ve vasiyette bulundun,diye şehadet ederiz,dediler.
Rasûlüllah(s.a.s.)mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı,
cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!buyurdu.

byHaktan

www.byhaktan.blogcu.com

 
MENÜ
Ana Sayfa
Profilim
Arşivler
Giriş Sayfası Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
byHaktan
SALAVAT KUMBARASI
SAHRE FM
TAKVİM - SAYAÇ
ESMAÜL HÜSNA
GÖRÜNTÜLÜ HATİM ÖZEL
sfm ilhan Tok
sfm Kabe İmamları
sfm Abdul Samed
sfm SIddIk Minsevi
sfm Fatih Çollak
SON YORUMLAR
selevati şerif
hey
buda benim yorumum
peygamberimiz
merhaba
salavat
dualar
salavat
sselavat
SALAVAT
ARKADAŞLARIM
munu
igra
ibretlik
mnelam
cennetkokusu
berkoz
agustosyagmuru50
hayatingercegi
corcianaz
nasibim
arzuaytur
kadifece
asu78
asu42
mansurilhanyakar
cennetulhuri
yesilpencere
kbveasu
mnelam1
rufeydem
bymerocan
gulkokulum
esmalal
1001kopru
guleferman
mavigunce
teknorc
ALLAH'IN SEVMEDİKLERİ
ZALİMLER
KAFİRLER
BOZGUNCULAR
KİBİRLİLER
SERVETTEN ŞIMARIP AZANLAR
HAİNLİK EDENLER
İSRAF EDENLER (CİMRİLİK)
KATEGORİLERİM
BİR HADİS-BİR DUA


TASARIM
bu şablonu byHaktan hazırlamıştır. sayfa themesi sadece byHaktan a aittir.
© 2007
NurluYuz Dini100.Net Toplist www.gencturkler.biz Toplist Siteni Ekle - Bedava Hit - Kral Oyun - knightonlinekoxp - komik videolar - minik peri oyunu yeniListe.com
mirc
UzmanWeb.Net Toplist Image Hosted by ImageShack.us Sitesitesi.NET Bulma motoru Kişisel